mesaj yazmayı unutmayınız


    Depresyon Nedir?

    Paylaş
    avatar
    cakir60
    Admin

    Mesaj Sayısı : 118
    Kayıt tarihi : 17/02/07

    Depresyon Nedir?

    Mesaj tarafından cakir60 Bir Ptsi 19 Şub. 2007, 19:50

    DEPRESYON NEDİR?
    Depresyon toplumda çok sık görülmekle beraber, ilk kez depresyonun tanımlanması Hipokrat dönemine kadar eskilere uzanır. Depresyonun temelinde daha önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk alamama durumu vardır. Ek olarak kişide kederli ve üzgün bir duygudurum ile birlikte görülen bazı değişiklikler zamanla oluşur. Bu durumda kişi herşeyi olumsuz olarak değerlendirerek karamsarlık düşünceleri ile geçmişi ve geleceği düşünmeye başlar. Bu düşünceler istemesede kişinin aklına gelir. Yani günlük yaşantıda herşeyin olumsuz taraflarını görür. Geçmişte yaşanmış olayların olumsuz ve kötü taraflarını görerek kendisini suçlu ve cezalandırılmış hisseder. Aynı şekilde geleceği de umutsuz ve karamsar görerek gelecek adına çaresizlik düşünceleri iyice pekişir. Kişi hayatından zevk alamaz hale gelerek hatta yaşamanın anlamsız olduğunu düşünecek kadar kendini çökkün hissedebilir. Bu olumsuz bakış günlük hayatına, kişiler arası ilişkilere yansıyarak onun okul ve/veya iş hayatındaki performansının düşmesine neden olabilir. Yalnız normal sınırlarda kabul edilecek gün içerisindeki duygulanımdaki çökkünlükler depresyon sayılmaz. Depresyon diyebilmemiz için gün içerisinde hemen hemen gün boyu ve en az son onbeş gündür devam ediyor olması gerekir.
    DEPRESYONUN DİĞER BELİRTİLERİ NELERDİR ?
    Önceden zevk aldığı günlük aktivite ve meşguliyetlerden zevk alamama, gün içerisinde sürekli veya günün büyük çoğunluğunda kederli ve üzgün olma, gençlerde ve çocuklarda daha çok çabuk sinirlenme duygudurum değişikliği, uyku azalması, sık sık uyanma, erken uyanma veya çok fazla uyuma, iştahsızlık veya çok aşırı yeme, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon azalması, cinsel istekte azalma, çabuk yorulma, akla gelen ölüm düşünceleri, kendini değersiz -çaresiz- işe yaramaz - beceriksiz - suçlu görme, olayları olumsuz değerlendirme, geleceğe yönelik karamsar düşünceler ve buna benzer belirtiler görülür. Bu belirtilerin tamamı olabileceği gibi, önemli bir kısmı da bulunabilir.
    ÇOCUKLARDA GÖRÜLEBİLECEK EK BELİRTİLER NELERDİR ?
    Son zamanlarda ders başarısızlığının artması, gün içerisinde aşırı sinirlenme, özellikle iştah artışı şeklinde iştah değişiklikleri, uyku bozukluğu ve aşırı uyuma, okul içerisinde yalnız olmayı tercih etme, daha önceden severek yaptığı hobilerinden uzaklaşma, arkadaşlarından uzaklaşma, üzgün bakış, daha çok sessiz sakin olmayı tercih etme, daha çok odasında yalnız vakit geçirmeyi tercih etme ( uzun süre ), tutturma nöbetleri ve öfke krizleri, kendini diğer arkadaşlarına göre beceriksiz ve başarısız görme, ders çalışmada isteksizlik, son zamanlarda madde bağımlılığı, riskli arkadaş gruplarına katılma vb.
    DEPRESYON NASIL OLUŞUR ?
    Kişide depresyon oluşması için belli bir kişiyi olumsuz yönde etkileyen stres etkeni veya yaşanan bir olay olabilir. Kişiler arası ilişkilerdeki olumsuzluklarda kişiyi depresyona sokabilir . Özellikle günümüzde psikososyal stres etkenlerinin artması ile toplumu oluşturan bireylerin depresyon geçirme riski artmıştır . Depresyon hiçbir dış etken olmadanda kendi kendine kişide endojen dediğimiz şekli ile zamanla gelişebilir.
    DEPRESYON TİPLERİ NELERDİR ?
    Melankolik tipte özellikle sabahları çok yoğun çökkünlük hissi ile beraber hemen her şeye karşı zevk kaybı, aşırı yorgunluk ve halsizlik görülür. Atipik şeklinde ise genellikle uyku ve iştah azalması olan tipik şekilde olanın tersi olarak, uyku ve iştah artışı ön plandadır. Mevsimsel tipte tekrarlayan mevsimle birlikte olan depresyon belirtileri vardır. Tipik olanda ise azalmış uyku,iştah, enerji vardır.
    DEPRESYONDA BEDENSEL ŞİKAYETLER NELERDİR ?
    Depresyondaki kişi bedensel şikayetler diyebileceğimiz; Baş ağrısı, kas ağrıları, aşırı yorgunluk ve halsizlik, sindirim sistemi rahatsızlıkları, kalp ve dolaşım sistemi şikayetleri, cinsel işlev bozuklukları ve buna benzer bedensel yakınmalar ile de çoğunlukla doktora başvururabilir.
    DEPRESYONUN AİLEYE ETKİSİ NELER OLABİLİR ?
    Depresyon durumu aile üyelerinden birisini etkilediği zaman, etkileşim durumunda olan aile bireyleri ister istemez bu durumdan etkilenecektir. Aile üyelerinden harhangi birindeki depresyon hali genelde aileninde genel atmosferini daha karamsar ve olumsuz hale getirebilir. Depresyondaki aile bireyinin diğer aile bireyleri ile ilişkileri bozulabilir. Örneğin evde babanın depresyondan etkilenmesi onun mesleki performanısnın azalmasına, işlevselliğinin azalmasına, evine ve ailesine daha az ilgi göstermesine, evdeki anlaşmazlı, tartışma ve sıkıntıların artmasına, ailenin sosyal aktivitelerinin azalmasına, çocuklarda aile içindeki gerilim ve sıkıntılardan dolayı kaygı belirtilerinin oluşmasına (tırnak yeme, altını ıslatmaya veya kirletmeye başlatma, kekeleme, tik bozuklukları, uyku ve iştah bozuklukları vb) yol açabilir.
    DEPRESYON TEDAVİSİ NASILDIR ?
    Depresyon tedavisi son zamanlarda daha kolay hale gelmiştir. Genellikle ve çoğunlukla kullanılan tedavi yaklaşımı ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinede serotonin ve noradrenalin üzerinden etki yapan antidepresan dedğimiz ilaçlar kullanılır. Aynı zamanda bilişsel olumsuzlukları ve öğrenilmiş çaresizlik düşüncelerini gidermek ve tadaviyi hızlandırmak için psikoterapiye de ihtiyaç olabilir. Nedene yönelik olarak psikososyal stres faktörlerinin de ortadan kaldırılması süreç içerisinde iyileşmeyi hızlandıracaktır. Bu dönem içerisinde kişinin hayatını mevcut depresyonun ez az şekilde etkilemesi için, durumun bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmesi ve vakit geçirilmeden tedaviye başlanması önemli olabilmektedir.
    avatar
    cakir60
    Admin

    Mesaj Sayısı : 118
    Kayıt tarihi : 17/02/07

    Geri: Depresyon Nedir?

    Mesaj tarafından cakir60 Bir Ptsi 19 Şub. 2007, 19:58

    Stresin derecesi ölçülebilecek!...
    İnsanların ne kadar stresli olduğu yeni geliştirilen bir kan testiyle tespit edilecek.

    Bilim adamları, stres derecesi ne kadar yüksekse, akyuvarların tepkisinin o kadar zayıf olduğunu ifade ettiler.

    Oxford Üniversitesi Teknoloji Transferi Bölümü’nde görevli Linda Naylor başkanlığındaki ekibin geliştirdiği test sayesinde, stresin derecesi bağışıklık sisteminin verdiği tepki yardımıyla ölçülebiliyor. Aldıkları kan örneğine bakteriyel enfeksiyon etkisi yaratan bir kimyasal madde ekleyen bilim adamları, bu tür enfeksiyonlara karşı savaşan akyuvarların tepkisinin, kanı alınan kişinin ne kadar stresli olduğunu gösterdiğini kaydettiler.

    Bilim adamları, stres derecesi ne kadar yüksekse, akyuvarların tepkisinin o kadar zayıf olduğunu ifade ettiler.

    Enstitü tarafından yapılan açıklamaya göre, geliştirilen testin patentini almak için başvuruda bulunuldu.

    UZUN SÜRELİ STRESS KALP VE ÜLSER NEDENİ
    Stresin ilk başta kalp atışını hızlandırdığını, nefes alıp verme sıklığını artırdığını ve kasların daha fazla oksijen almasını sağladığını belirten bilim adamları, bu durumda olan bir insanın, kısa süreli de olsa fiziksel potansiyelinin doruğuna ulaşabildiğini kaydettiler. Uzun bir süre devam eden stresin ise mide ülseri ve kalp hastalıklarına neden olabileceği ifade edildi.
    AA

    [img:f8c5]http://www.celiknet.com/haberler/img/upload/stress[0].jpg[/img:f8c5]
    avatar
    cakir60
    Admin

    Mesaj Sayısı : 118
    Kayıt tarihi : 17/02/07

    Geri: Depresyon Nedir?

    Mesaj tarafından cakir60 Bir Ptsi 19 Şub. 2007, 20:03

    Depresyona Karşı Ispanak!...
    Bilim adamları, ıspanak, fındık ve yumurta gibi folik asit açısından zengin besinlerin, depresyon riskini azalttığı görüşünde. Folik asit açısından zengin besinlerin depresyonu önlediği ortaya çıktı. Norveçli bilim adamları 6 bin kadın ve erkek üzerinde yaptıkları araştırmalarda, bir amino asit olan Homocystein seviyesi yüksek olanların, bu asit seviyesinin düşük olduğu kişilere göre depresyona girme riskinin iki kat daha fazla olduğunu gözlemledi. Araştırmanın sonucu, folik asitin antidepresan ilaçların etkisini güçlendirdiğine dair tezi de destekliyor.

    Vitamin B kompleksi içindeki folik asit, Homocystein gibi çeşitli proteinlerin 'eritilmesine' katkıda bulunuyor. Vücut yeterince folik asit alamadığında, kandaki Homocystein seviyesi artıyor, bu da sağlığı olumsuz yönde etkiliyor. Uzmanlar, "Bu araştırma gösterdi ki folik asit sadece bedensel değil, ruh sağlığı açısından da çok önemli" diyor. Vücutta folik asit eksikliğinin başlıca belirtileri ise konsantrasyon bozukluğu ve sinirlilik.

    Folik asit en çok ıspanak gibi yeşil sebzeler, tahıl, yumurta, maya, fındık ve ciğerde bulunuyor. Fazla kahve içmek ve düzenli alkol tüketimi de kandaki Homocystein seviyesinin yükselmesine, yani depresyona girme riskinin artmasına neden olabiliyor.
    Eczacıbaşı Sağlık


    Sponsored content

    Geri: Depresyon Nedir?

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati Perş. 21 Eyl. 2017, 17:43